Prostat kanseri erken dönemde belirti vermeden ilerleyebilir. Bu nedenle kişisel risk faktörleri bulunan veya hekim değerlendirmesiyle tarama yapılması uygun görülen erkeklerde, prostat sağlığının belirli aralıklarla değerlendirilmesi önemlidir.
Prostat kanseri erken teşhis süreci; PSA testi, klinik değerlendirme, gerekli durumlarda multiparametrik prostat MR ve prostat biyopsisi basamaklarından oluşabilir.
İlk Adım: Risk Değerlendirmesi
Prostat kanseri taramasında ilk aşama, kişinin risk durumunun değerlendirilmesidir. Yaş, ailede prostat kanseri öyküsü, genetik risk faktörleri, önceki PSA sonuçları ve genel sağlık durumu bu değerlendirmede dikkate alınır.
Ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunan kişilerde veya yüksek risk taşıyan hastalarda tarama süreci daha erken yaşlarda gündeme gelebilir.
PSA Testi Yapılır
PSA, prostat dokusu tarafından üretilen ve kanda ölçülebilen bir proteindir. Prostat kanseri taramasında en sık kullanılan ilk değerlendirme yöntemlerinden biri PSA testidir.
PSA değerinin yüksek çıkması, prostatta daha ayrıntılı inceleme gerekebileceğini gösterebilir. Ancak PSA yüksekliği her zaman kanser anlamına gelmez. İyi huylu prostat büyümesi, prostat iltihabı, enfeksiyon ve bazı işlemler de PSA değerini etkileyebilir.
PSA Yüksekliği Saptanırsa Ne Yapılır?
PSA yüksekliği saptandığında, sonuç hastanın yaşı, prostat hacmi, aile öyküsü ve önceki PSA değerleriyle birlikte değerlendirilir. Hekim gerekli görürse PSA testinin tekrar edilmesini isteyebilir.
Klinik şüphe devam ediyorsa, prostat dokusunun daha ayrıntılı incelenmesi amacıyla multiparametrik prostat MR planlanabilir.
Multiparametrik Prostat MR ile Şüpheli Alanlar Değerlendirilir
Multiparametrik prostat MR, prostat içerisindeki şüpheli alanların değerlendirilmesine yardımcı olan gelişmiş bir görüntüleme yöntemidir. MR incelemesinde saptanan alanlar, PI-RADS adı verilen sistemle derecelendirilebilir.
Bu inceleme, biyopsi gerekliliğinin değerlendirilmesine ve biyopsi yapılacaksa hedef alanların belirlenmesine katkı sağlayabilir.
Ancak multiparametrik prostat MR tek başına kesin kanser tanısı koymaz.
Gerekli Durumlarda Prostat Biyopsisi Yapılır
Prostat kanserinin kesin tanısı, prostat dokusundan alınan örneklerin patoloji laboratuvarında incelenmesiyle konulur.
Biyopsi gerekli görülürse hastanın durumuna göre klasik prostat biyopsisi veya füzyon prostat biyopsisi planlanabilir.
Klasik prostat biyopsisinde prostatın belirli bölgelerinden sistematik örnekler alınır. Füzyon prostat biyopsisinde ise multiparametrik prostat MR’da belirlenen şüpheli alanlar ultrason görüntüleriyle eşleştirilerek hedeflenir.
Tarama Her Hastada Biyopsi Gerektirir mi?
Hayır. Prostat kanseri taraması yapılan her hastada biyopsi yapılması gerekmez. PSA değeri, MR sonucu, PI-RADS skoru, aile öyküsü ve hastanın genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek karar verilir.
Amaç, klinik açıdan önemli prostat kanseri şüphesi bulunan hastaları doğru şekilde değerlendirmek ve gereksiz girişimlerden kaçınmaktır.
Kısa Bilgilendirme
Prostat kanseri erken teşhisi; kişisel risk değerlendirmesi, PSA testi, gerekli durumlarda multiparametrik prostat MR ve prostat biyopsisi ile planlanabilir. Her hastanın değerlendirme süreci kendine özgüdür ve hekim görüşüyle belirlenmelidir.
Prof. Dr. Rahmi Çubuk’un girişimsel radyoloji alanındaki deneyimi, multiparametrik prostat MR değerlendirmesi ve görüntüleme eşliğinde hedefe yönelik biyopsi planlaması süreçlerine katkı sağlayabilir.