Prostat kanseri riskini artırdığı daha net bilinen faktörler arasında ileri yaş, ailede prostat kanseri öyküsü ve bazı kalıtsal gen değişiklikleri yer alır. Bununla birlikte bazı yaşam tarzı, çevresel maruziyet ve iltihapla ilişkili durumların prostat kanseri riski üzerindeki etkisi araştırılmaya devam etmektedir.
Bu faktörlerin bulunması kişinin prostat kanseri olacağı anlamına gelmez. Aynı şekilde bu faktörlerin bulunmaması da prostat kanseri riskini tamamen ortadan kaldırmaz.
Beslenme Alışkanlıklarının Etkisi Kesin midir?
Beslenmenin prostat kanseri riski üzerindeki etkisi uzun süredir araştırılmaktadır. Yüksek miktarda süt ürünü veya kalsiyum tüketiminin prostat kanseri riskiyle ilişkili olabileceğini düşündüren çalışmalar bulunmakla birlikte, bu ilişki kesin olarak ortaya konmuş değildir.
Sebze tüketimi, soya ürünleri, kahve, vitaminler veya belirli besinlerin prostat kanserinden koruduğuna ilişkin de tutarlı bir kanıt bulunmamaktadır.
Dengeli beslenme genel sağlık açısından önemlidir; ancak belirli bir besinin prostat kanserini kesin olarak önlediği veya doğrudan hastalığa neden olduğu söylenemez.
Fazla Kilo ve Obezite Prostat Kanseri Riskini Artırır mı?
Obezitenin prostat kanserinin genel olarak ortaya çıkma riskini artırdığı kesin değildir. Bununla birlikte bazı çalışmalar, obezitesi bulunan erkeklerde daha agresif, ileri evre veya yayılım gösteren prostat kanseri riskinin artabileceğini düşündürmektedir.
Bu ilişkinin nedeni tam olarak açıklığa kavuşmuş değildir. Sağlıklı kilonun korunması, prostat kanserini kesin olarak önleyen bir yöntem olmasa da genel sağlık, kalp-damar sağlığı ve metabolik hastalıkların azaltılması açısından önem taşır.
Sigara Kullanımı Prostat Kanseriyle İlişkili midir?
Sigara kullanımının prostat kanserinin ortaya çıkma riskini artırıp artırmadığı konusunda çalışmalar kesin bir sonuca ulaşmamıştır. Çoğu çalışma, sigaranın prostat kanseri görülme sıklığıyla doğrudan bağlantısını net olarak göstermemektedir.
Bununla birlikte bazı araştırmalarda sigara kullanımının daha ileri evre hastalık veya prostat kanserine bağlı ölüm riskiyle ilişkili olabileceği bildirilmiştir.
Sigara kullanımının birçok farklı kanser türü ve kalp-damar hastalığı açısından önemli bir risk faktörü olduğu ise bilinmektedir.
Prostatit Prostat Kanseri Riskini Artırır mı?
Prostatit, prostat bezinde iltihaplanma veya enfeksiyonla ilişkili gelişebilen bir durumdur. Bazı çalışmalarda uzun süren prostat iltihabının prostat kanseri riskiyle ilişkili olabileceği öne sürülmüştür. Ancak diğer araştırmalarda aynı ilişki gösterilememiştir.
Bu nedenle prostatit, prostat kanserinin kesin nedeni olarak kabul edilmez. Ayrıca prostat iltihabı PSA değerinin geçici olarak yükselmesine neden olabilir. PSA yüksekliği bulunan hastalarda klinik durumun dikkatle değerlendirilmesi önemlidir.
Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonların Etkisi Var mı?
Bazı araştırmalarda gonore veya klamidya gibi cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların prostat bezinde iltihaplanmaya yol açarak prostat kanseri riskini etkileyip etkilemediği incelenmiştir.
Ancak bu konudaki çalışmalar çelişkili sonuçlara sahiptir. Günümüzde cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların prostat kanserine neden olduğu yönünde kesin bir sonuca ulaşılamamıştır.
Kimyasal Maddelere Maruziyet Risk Oluşturur mu?
Bazı mesleki veya çevresel kimyasal maruziyetlerin prostat kanseri riskiyle ilişkisi araştırılmaktadır. Arsenik, bazı pestisitler, yangın sırasında ortaya çıkan kimyasallar ve bazı endüstriyel maddeler bu araştırma başlıkları arasında yer almaktadır.
Örneğin itfaiyecilerde mesleki maruziyet nedeniyle prostat kanseri riskinin artabileceğini düşündüren veriler vardır. Ancak hangi kimyasalın, hangi düzeyde ve ne kadar süreyle maruziyet sonrası risk oluşturduğu her durumda net değildir.
Mesleki maruziyet öyküsü bulunan kişiler, bu bilgiyi hekim değerlendirmesi sırasında paylaşmalıdır.
Vazektomi Prostat Kanseri Riskini Artırır mı?
Vazektomi ile prostat kanseri arasındaki ilişki uzun süredir araştırılmaktadır. Bazı çalışmalar çok küçük bir ilişki olabileceğini düşündürse de, araştırmacılar vazektominin prostat kanserine doğrudan neden olduğunu gösteren net bir kanıt ortaya koyamamıştır.
Bu nedenle vazektomi, günümüzde prostat kanserinin kesin bir nedeni olarak değerlendirilmez.
Vitamin ve Takviyeler Koruyucu mudur?
Vitamin E, selenyum, multivitaminler ve farklı besin takviyelerinin prostat kanseri riskini azaltıp azaltmadığı araştırılmıştır. Ancak bu ürünlerin prostat kanserinden koruduğunu gösteren kesin ve tutarlı bir kanıt bulunmamaktadır.
Hekim önerisi olmadan, prostat kanserini önlemek amacıyla vitamin veya takviye kullanılması uygun değildir. Takviyeler bazı hastalarda farklı sağlık sorunları veya ilaç etkileşimleri açısından risk oluşturabilir.
Kesin Olmayan Risk Faktörleri Bulunan Kişiler Ne Yapmalıdır?
Beslenme alışkanlıkları, fazla kilo, sigara kullanımı, prostatit öyküsü veya mesleki kimyasal maruziyet gibi durumların bulunması tek başına prostat kanseri tanısı anlamına gelmez.
Prostat kanseri değerlendirmesinde daha önemli olan; kişinin yaşı, aile öyküsü, genetik riskleri, PSA sonucu ve klinik bulgularının birlikte ele alınmasıdır.
Gerekli görülen hastalarda değerlendirme sürecinde:
- PSA testi,
- Klinik muayene,
- Multiparametrik prostat MR,
- Prostat biyopsisi
gibi yöntemler kullanılabilir.
Multiparametrik Prostat MR Ne Zaman Değerlendirilebilir?
PSA yüksekliği veya prostat kanseri açısından klinik şüphe bulunması durumunda multiparametrik prostat MR, prostat dokusunun ayrıntılı incelenmesine yardımcı olabilir.
MR’da şüpheli bir alan saptanırsa, gerekli hastalarda füzyon prostat biyopsisi ile hedefe yönelik doku örneği alınması planlanabilir. Kesin tanı, biyopsiyle elde edilen dokuların patolojik incelemesiyle konulur.
Kısa Bilgilendirme
Prostat kanseri riskinde yaş, aile öyküsü ve genetik yatkınlık daha net bilinen faktörlerdir. Beslenme, obezite, sigara, prostatit, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar ve kimyasal maruziyetlerin etkisi ise araştırılmaya devam etmektedir.
Bu faktörler prostat kanserinin kesin nedeni olarak değerlendirilmemeli; kişisel risk durumu ve gerekli incelemeler hekim görüşüyle planlanmalıdır.
Prof. Dr. Rahmi Çubuk’un girişimsel radyoloji alanındaki deneyimi, gerekli hastalarda multiparametrik prostat MR değerlendirmesi ve görüntüleme eşliğinde gerçekleştirilen tanısal işlemlerin planlanması sürecine katkı sağlayabilir.